GÜNLÜK haberlere göz gezdirdiğim sırada, Çin’de ortaya çıkışından bu yana yayılan Coronavirüs salgını ile ilgili endişelerden kripto paranın da nasibini aldığını okuyorum. Diğer haberlerden farkı, netîcenin kripto paraya yansımasının olumlu olduğu yönünde. “Bu piyasanın en yüksek hacimli kripto para birimi Bitcoin, 8 bin 500 doların üzerine çıkmış.
Açıkçası bu haberin beni
ilgilendiren tek yönü, zaman zaman “digital gold” ifadesiyle yan yana gördüğüm
Bitcoin ve hemen akabinde kripto para kelimelerinin açılımı…
Dünya ekonomisinin ciddî
değişime “Evet” demesiyle birlikte, internet yenilik patlamasına sebep oldu.
Sanal kartlar, tek tuşla yapılan para transferleri ve cep şifrelerle yapılan
bankacılık işlemleri hayatımızda kendine başköşede yer buldu. Fizikî anlamda
bir para çıkışı olmadan sanal paraları harcar olduk.
Evet, artık tüm dünyada
ve ülkemizde yeni bir kelime doğdu. “Crypto” ve “currency” kelimelerinin
bileşiminden “kripto (şifreli) para” anlamına gelen ve hiçbir merkezî otorite
ya da yabancı kuruma bağlı olmayan sanal bir para birimi: “Cryptocurrency”…
Programlanabilir para
olarak da anlaşılan bu para, belirli şifreler kullanılarak sanal cüzdanlara
yerleştirilip yine şifreler aracılığı ile cüzdanlardan çıkarılarak
kullanılabildiği için “kripto para” adını taşımakta.
Kişilerin gerçek para
ile yapılan harcamaları yapabildiği ya da para kabul edebildiği bir sistem…
Değeri, bu paranın bir
değiş tokuş aracı olarak kabul edilmesinden ve piyasada anlık arz ve talep
koşullarına göre belirleniyor.
Kripto paralar,
“Blockchain” adı verilen bir teknoloji ile şifrelenmiş işlem takibi sağlayan
bir veri tabanında saklanıyor. Tüm para alışverişlerinin kaydının tutulduğu bir
sistem… Bir nevi “sanal defter” diyebiliriz.
Elinizde sihirli bir
kâğıt tuttuğunuzu farzedin. Benim elimde de aynı kâğıttan var. Çalışma prensibi
itibarıyla kendi kâğıdıma yazdığım şey, aynı anda sizin kâğıdınızda da
beliriyor. Kendi kâğıdımda yaptığım işlemler herkesin kâğıdına kopyalanıyor ve
herkes aynı anda görebiliyor. İşte Blockchain’de de aynı konseptle gerçekleşen
taransferler liste hâlinde bir zincirde bulunuyor ve herkes görebiliyor.
Bilgilerin gelişmiş şifre algoritmalarıyla, birbirine bağlanarak kaydedildiği
bu veri tabanı, bir merkeze bağlı olmaksızın işlem yapabilme imkânı sağlıyor.
***
İşlem bütün dünyada
şebekelenmiş bilgisayar ve kodlar üzerinden gerçekleştirildiği gibi, bu
bilgisayarlarda kimin ne kadar neye sahip olduğu tasdikli. Tüm bu yazılımları yöneten
insanlara da “Bitcoin madencileri” deniliyor.
3 Ocak 2009 yılında
sessiz sedâsız, sanal dünyada “Bitcoin” isimli para kullanıma girdi. Bitcoin’in
fikir babası ve uygulayıcısı, kendini Satoshi Nakamoto diye tanıtan
(arkasındaki isim hâlâ netlik kazanmadı) ve daha sonra ortadan kaybolan bir
dâhi…
Yaklaşık binden fazla
çeşidinin bulunduğu bu sanal parada, ilk kendini gösteren ve hâlen yaygın
olarak kullanılanları; Bitcoin’in dışında Litecoin, Dash, Ether, Zcash ve
Monero…
Hızlı dalgalanmalar
yaşayan 1 Bitcoin, Kasım 2012’de yaklaşık 13 dolar seviyelerindeydi. Yine 2017
yılı, yaklaşık yirmi kat değer artışıyla Bitcoin için gold seviyesinde bir yıl
olmuştur. Yılın başında fiyatı “bin dolar” civarında iken yılsonunda 9 bin
doları görmüştür. Birkaç gün içinde değeri 19 bin dolara kadar çıkıp, sonra
kısa bir süre içerisinde 14 bin dolara kadar gerilemesi, dalgalanmanın hız
göstergelerindendir.
Bunun yanında,
ödemelerin elektronik olarak yapılabilmesi nedeniyle işlem maliyetlerinin
düşük, hızlı ve özel olması da Bitcoin’i başarılı kılan nedenler arasında.
Kripto paraya dair
artılar ve eksiler
Kripto parayı üstün
kılan en belirgin özellik, hiçbir merkez bankasına bağlı olmaması nedeniyle
ülkelerin ekonomik durumundan etkilenmemesi…
Yine artılarından biri,
arkasında bir devlet mekanizması ya da merkez bankası gibi üçüncü bir otoriteye
ihtiyaç duyulmadan, doğrudan alıcı ile satıcı arasında dijital ortamda el
değiştirebiliyor. Merkezî bir otorite tarafından denetimi olmadığı için bu
paralarla açılmış hesapların dondurulması ya da bunlara el konulması gibi
tehditlere maruz kalmaması, kimin kime para transfer ettiği ya da kimden para
aldığının sadece zincir içinde bir kod olarak görülmesi nedeniyle para
transferlerinin bilinirliği, sadece gelişmiş bir algoritmanın varlığına bağlı.
Dolayısıyla denetimde bankalardaki işlemin tarafı belli iken, kripto paralarla
yapılan işlemde kimin yaptığına dair bilgi almak mümkün değil.
Kimlik bilgilerinin
gizliliğinin artısının yanında, istismar edilerek eksiye de dönebilir. Bu
gizliliğin bir otorite tarafından denetlenmemesi, sistemi her türlü yasadışı
finansal transfere açık hâle getiriyor. Dolayısıyla kripto para, işlem
sırasında kazançların vergi dışına çıkarılmasını ve hattâ kara para
ilişkilerinde kullanılan ödeme aracı hâline gelmesini kolaylaştırmaktadır.
Sonuç olarak, her geçen
gün artan kullanıcı ve yatırımcı sayısı karşısında devletler “Bu
sistemde ben de varım” demek isterlerse, hukukî düzenlemeler yaparak
olumsuzlukların önüne geçmeleri gerekir. Kripto paraları çılgınlık olarak
görmenin ötesine geçerek, fırsat ve riskleri değerlendirerek, kullanımını
yakından takip etmeli ve tüketicilerin korunması için yasal düzenlemeler
yapması kaçınılmazdır.
Önümüzdeki süreçte,
ülkelerin Blockchain teknolojisine dayalı kendi dijital paralarını çıkarma
girişimlerini, uzak sayılamayacak bir gelecekte görmenin kuvvetli olasılıklar
arasında olduğu aşikârdır. Türkiye’nin 11’inci Kalkınma Plânı’nda “Blokzincir
tabanlı dijital merkez bankası parası uygulamaya konulacaktır” ifadesiyle
de kendine yer bulan Bitcoin ile ilgili daha çok konuşulacak ve yazılacaktır
elbette.
Bitcoin’e dair bazı
ilkler
Bitcoin ile yapılan ilk
alışveriş: 22 Mayıs 2010’da Bitcoin kullanıcısı Laszlo Hanyecz, iki adet büyük
boy pizza için 10 bin BTC ödemiştir. O yıllarda USD cinsinden yaklaşık
değeri 25 Amerikan dolarıdır bu.
Bitcoin ile alınan ilk
araç: Bir araç tutkunu, Aralık 2013’te Tesla model arabayı 91,4 BTC yani
yaklaşık 103 bin dolar ödeyerek satın almıştır.
Bitcoin karşılığında
transfer edilen ilk futbolcu: Dünyada ilk kez 2017 yılında Türkiye’de bir spor
kulübü, 22 yaşındaki bir futbolcuyu 2 bin Türk lirası artı 0,0524 BTC ödeyerek
transfer etmiştir. O tarihlerde 0,0524 Bitcoin’in değeri yaklaşık 2 bin 500
Türk lirasına denk geliyordu.
Hayırlı, bol kısmetli
günler diliyorum…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder