DÖRTNALA koşan bir atı, rüzgârda dalgalanan
yelelerini izlerken aldığım keyif sırasında düşünüyorum atlara olan sevgimin ne
zaman ve nasıl başladığını. Tam olarak bilmiyorum, bilmeden de seviyorum asil,
bir o kadarda duygusal olan bu hayvanları…
Atları yakından göreniniz vardır elbette. Yanına yaklaştığımda büyüklüğünden ürküyorum aslında. Atın büyüklüğünden mi, yoksa benim korkumdan mıdır, üzerine binip kanatlanırcasına uçma şansım olmadı hiç. Bir ya da iki kez bakıcısının eşliğinde yürüyüş yapma imkânım oldu sadece. Aslında bu cümleleri yazıya dökme nedenim tam da bu!