HER sabahki alışkanlığımdır, uyanıp bir
dizi sabah ritüelinden sonra telefonu elime alarak haber sayfalarını
karıştırmak… Alıyorum da, ansızın gelen kayıp heberlerinin yazılıp çizildiği
sayfalara bakmak gelmiyor içimden!
Bu haberler, Rabbimin bizlere yazmış olduğu hayat hikâyesinin ne zaman ve nerede sona erebileceğinin bilinmezliğinin apaçık göstergesidir. Hayatta hiçbir şeyin garantisi yok aslında. Hani sohbetlerde “-di’li geçmiş” zamanlarda bulmaya çalışırız ya gidenleri, kaybettiklerimizin iyi taraflarını getiriveririz aklımıza… Peki, yaşarken bu kadar iyi niyet ve olgunlukla anımsıyor muyuz yanı başımızda bulunanları?