“‘BEN, Ayasofya!’ derken, kibirden
uzağım! Niyetim, yeniden cami olmanın verdiği gururla kendimi anlatmak ve
anlaşılmak...
Her yeni güne, kubbem altında hayatımdan
gelip geçenleri düşleyerek hazırlanırım. Hükümdarlar gördüm. İhtişâmım
karşısında etkilenen insanlar gördüm. Çökmelere, depremlere, yangınlara ve
savaşlara göğüs gerdim. Asil duruşumdan hiçbir şey kaybetmeden, 537 yılından
beridir ayaktayım ve misafirlerimi bekliyorum.
Benim misafirlerime ikrâmım, içimdeki tarih yolculuğu ve huzur…”